Ali Özdemir - Merkez Medya

Bakan Tekin: Eğitim meselesini medeniyet davamızın merkezine yerleştiriyoruz

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Okullarını bilgiyle birlikte ahlakın, aidiyetin ve şahsiyetin mayalandığı mekanlara dönüştürebilen ülkeler yarına daha güçlü hazırlanıyor. Bu sebeple eğitim meselesini biz milli varlığımızın, toplumsal direncimizin ve medeniyet davamızın tam merkezine yerleştiriyoruz" dedi.

25 Nis 2026 - 14:01 YAYINLANMA
Bakan Tekin: Eğitim meselesini medeniyet davamızın merkezine yerleştiriyoruz

Yeni Türkiye Eğitim Vakfına (YETEV) bağlı Palet Montessori Akademisi MATEPP tarafından bu yıl "Modern Dünyada Çocuk: Riskleri Anlamak, Potansiyeli Özgürleştirmek" temasıyla düzenlenen "IV. Uluslararası Montessori Zirvesi", Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall Kültür Merkezi'nde başladı.

Bakan Tekin, burada yaptığı konuşmada, Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri andı.

AK Parti hükümetleri olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kendi mesuliyetlerini başkasına havale eden bir yerde asla durmadıklarını dile getiren Tekin, üzerlerine düşeni sonuna kadar yapma iradesini dün olduğu gibi bugün ve yarın da sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.

Dün yaptıkları basın açıklamasında bütün bu hususları detaylı şekilde kamuoyuyla paylaştıklarını aktaran Tekin, şöyle devam etti:

"Çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, öğretmenlerimizin huzurla vazife yaptığı, okul ikliminin şiddetten, zorbalıktan ve savrulmadan korunduğu daha güçlü bir eğitim ekosisteminin inşası için oluşturduğumuz yol haritasını çok detaylı biçimde aziz milletimizin bilgisine arz ettik. Ancak milletçe yüreğimizin yandığı ve yaşadığımız derin kederin iffetli sessizliğiyle yasımızı tuttuğumuz bu süreçte öğretmenlerimizi, okullarımızı, ailelerimizi ve çocuklarımıza kazandırmaya çalıştığımız ahlak ve şahsiyet ufkunu hedef alan hoyrat bir söylemin devreye sokulduğuna da maalesef üzüntüyle şahitlik ettik. Daha hadisenin bütün boyutları açıklığa kavuşmadan hükümetimizi, hükümetlerimizin milli ve manevi değerleri egemen kılmak için uyguladığı politikaları, milli ve manevi değerlerimizi hedef alan istismarcı bir dille acımızın bazı çevreler tarafından politik araçsallaştırıldığına da şahit olduk."

Yusuf Tekin, elim olay üzerinden milletin inancına ve değerlerine yönelik suçlayıcı yaklaşımların çözüm arayışı değil fırsatçılık olduğunu belirtti.

Acıların istismar edilmesinin kimseye fayda sağlamayacağını anlatan Tekin, son günlerde yaşanan olayların çocuklara yönelik konulara daha büyük dikkatle eğilmenin ve evlatları güçlü bir sorumluluk bilinciyle kuşatmanın önemini ortaya koyduğunu kaydetti.

Tekin, aile, okul ve toplumun bu çerçevede daha sağlam hassasiyetle bir araya getirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Böylesi bir zaman diliminde bugünkü zirvenin ana temasının 'modern çocukluğun bedeli' olarak belirlenmiş olması son derece kıymetlidir. Bu vesileyle çocuk, aile ve maarif meselesine uzun zamandır emek veren, bu alana dikkat kesilen, himaye sunan, imkan açan Bilal Erdoğan'a da huzurlarınızda teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Modern dünyanın çocuklara hem önemli fırsatlar hem de ciddi riskler sunduğunu vurgulayan Tekin, dijital araçlar ve yoğun içerik akışının çocukların gelişimini zorlaştırdığını, bu nedenle çocukluk meselesinin yalnızca eğitim yöntemleriyle değil, değerler, kişilik gelişimi ve birlikte yaşama kültürü çerçevesinde ele alınması gerektiğinin altını çizdi.

"Çocuklarımız önüne ne koyarsak onu devralıyor"

Milli Eğitim Bakanı Tekin, "Hepimiz biliyoruz ki evlatlarımız en çok bizim onlara ve birbirimize nasıl davrandığımıza bakarak büyüyor. Kendilerine verdiğimiz nasihatten önce, evin içinde kurduğumuz dili, öfke anında gösterdiğimiz tavrı, sokakta sergilediğimiz muameleyi, ekranda normalleştirdiğimiz davranışları görüyorlar. Çocuklarımız önüne ne koyarsak onu devralıyor. Biz, hangi iklimi kurarsak bir müddet sonra onun yankısı evlatlarımızın tavrında, sözünde ve dünyayla kurduğu ilişkide karşımıza çıkıyor." ifadelerini kullandı.

Çocukların bu çağda doğru istikameti koruyabilmesi için güven veren yetişkinlere, söz ve davranışı tutarlı öğretmenlere ve her çocuğun kendi potansiyelini geliştirmesine imkan tanıyan bir eğitim ortamına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Tekin, bakanlık olarak son dönemde üzerinde ısrarla durdukları istikametin de bu ihtiyaca cevap vermek üzere kurgulanmış bir istikamet olduğuna değindi.

Tekin, okulları birlikte yaşama şuurunun kök saldığı bir inşa alanı olarak tasarladıklarına dikkati çekerek, "Hepsini aynı maarif tasavvurunun birbirini tamamlayan unsurları olarak değerlendiriyoruz. Son dönemde güç vermeye çalıştığımız yöneliş de evlatlarımızın zihnini açan, kalbini besleyen, şahsiyetini tahkim eden daha kuşatıcı bir eğitim ufkunu adım adım yerleştirme çabasıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz de bu yönelişin en önemli kurucu sacayaklarından biri. Bu bakımdan Montessori tecrübesiyle Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizle güç kazandırdığımız maarif yönelişi, aynı zamanda bu büyük hakikatlere de işaret ediyor. Çocuklarımızın fıtratını gözeten bir eğitim anlayışı." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde eğitimin ülkenin geleceğini şekillendiren temel bir alan olarak görüldüğünü, bu doğrultuda derslik, okul ve öğretmen sayısının artırılıp teknolojik ve sosyal imkanların geliştirildiğini vurgulayan Tekin, eğitimin hem fiziki hem de kültürel ve manevi boyutunu koruma yönünde çalışmalar yürütüldüğünün, çeşitli zorluklara rağmen bu yaklaşımdan taviz verilmediğinin ve çocukların kendi değerleriyle birlikte yetiştirilmesinin hedeflendiğinin altını çizdi.

"Bu milletin çocukları bizim gözümüzde emanetin en kıymetli halkasıdır"

Bakan Tekin, eğitimi bu milletin insan cevherini koruyan, büyüten ve yarına taşıyan büyük inşa faaliyeti olarak gördüklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bu milletin çocukları bizim gözümüzde emanetin en kıymetli halkasıdır. Bu milletin maarifi de köksüz denemelere açık bir alan değil, medeniyet birikimimizin, tarih şuurumuzun, milli hafızamızın ve insan tasavvurumuzun taşıyıcı zeminidir. Bu ülkenin evlatlarını kendi inancından, tarihinden, bayrağından, kültüründen ve vicdanından kopararak bir gelecek kurulamayacağını en başından beri söyledik. Bugün de aynı yerde duruyoruz. Üstelik çok çetin bir coğrafyada yaşıyoruz. Böyle bir coğrafyada çocuklarını koruyabilen milletlerin ayakta kalacağı aşikardır. Ailesini canlı tutabilen toplumlar yürüyüşünü sürdürüyor.

Okullarını bilgiyle birlikte ahlakın, aidiyetin ve şahsiyetin mayalandığı mekanlara dönüştürebilen ülkeler yarına daha güçlü hazırlanıyor. Bu sebeple eğitim meselesini biz milli varlığımızın, toplumsal direncimizin ve medeniyet davamızın tam merkezine yerleştiriyoruz. Onun için aileyi daha da güçlendireceğiz. Öğretmenin vakarını, otoritesini ve rehberliğini daha da tahkim edeceğiz. Okullarımızı, evlatlarımızın kendini emniyette hissettiği, emeğinin karşılık bulduğu, birlikte yaşamanın adabını öğrendiği mekanlar olarak daha da güçlendireceğiz. Hiçbir tereddüde mahal vermeden ve herhangi bir gevşekliğe kapılmadan 'Maarif Çağı' olarak tecelli edeceğine inandığımız 'Türkiye Yüzyılı' idealine kararlılıkla hizmet etmeye devam edeceğiz."

Oturumlarla devam eden zirveye, YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci İnci, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, vakfın temsilcileri, öğrenciler ve bazı vatandaşlar katıldı.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: