Merkez Platform

Belçika Savunma Bakanı Francken: Türk savunma sanayisi Benim için bir rol model niteliğindeler

Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Türk savunma sanayisinin inovasyon ve güçlü bir savunma kapasitesi oluşturma konularında gerçekten çok ileri seviyede olduğunu belirterek, "Bu nedenle benim için bir rol model niteliğindeler." dedi.

08 May 2026 - 13:01 YAYINLANMA
Belçika Savunma Bakanı Francken: Türk savunma sanayisi Benim için bir rol model niteliğindeler

Francken, 10-14 Mayıs tarihlerinde Ankara ve İstanbul'da gerçekleştirilecek Belçika Ekonomik Misyonu ziyareti öncesinde AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Ekonomik misyonlarda en önemli hususların temaslar ve anlaşmalar olduğunu dile getiren Francken,"Bu yüzden Türkiye’ye yönelik bu güzel ekonomik misyonda çok sayıda iyi temas kurulmasını, yeni iş bağlantıları, yeni portföyler ve yeni fikirlerin ortaya çıkmasını umuyorum." diye konuştu.

"İmzalanacak iş anlaşmalarının sayısı 40’a ulaştı"

Belçikalı şirketlerle Türk şirketleri, Belçikalı araştırma enstitüleri ve üniversitelerle Türk üniversiteleri ve araştırma kurumları arasında en üst düzeyde işbirliklerinin kurulmasını hedeflediklerini belirten Francken, bunun yanında sözleşmeler, anlaşmalar ve ticari işbirliklerinin de büyük önem taşıdığını söyledi.

Bakan Francken, "Şu ana kadar imzalanacak iş anlaşmalarının sayısı 40’a ulaştı. Bu, oldukça olumlu ve sevindirici bir gelişme. Önümüzdeki günlerde buna yenileri de eklenecek yani çok sayıda anlaşma sonuçlandırılma aşamasında." bilgisini verdi.

"Türkiye, çok büyük bir ekonomik ve jeopolitik güç"

Misyonun Belçika açısından önemini anlatan Francken, Türkiye'nin çok önemli bir ticaret ortağı, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 8 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyledi.

Francken, bunun oldukça yüksek bir rakam olduğunu belirterek, "Türkiye’yi çok önemli bir ortak haline getiriyor. Türkiye, son derece kritik bir ülke, Asya için, Orta Doğu için ve Avrupa için bir merkez konumunda. Bir geçiş kapısı niteliğinde. Son derece önemli bir ülkesiniz." vurgusunu yaptı.

Türkiye ve Belçika'nın NATO içinde müttefik olduklarını, çok sayıda tarihi bağlarının bulunduğunu ifade eden Francken, aynı zamanda Belçika’da geniş bir Türk toplumunun yaşadığına dikkati çekti.

Francken, bu nedenle Kraliçe Mathilde'nin başkanlığında ve bölge hükümetleriyle bu ziyareti gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Misyonun çok olumlu geçeceğine inandığını vurgulayan Francken, "Türkiye’nin büyük bir ekonomik ve jeopolitik güç olduğunu düşünüyorum. Birlikte çalışmamız gerekiyor. Bu, hem bizim çıkarımıza hem de Türkiye’nin çıkarına." dedi.

"(Türk savunma sanayisi) Benim için bir rol model niteliğinde"

Türk savunma sanayisinin önemi konusunda da Francken, Türkiye’nin özellikle araştırma-geliştirme, inovasyon, üretim ve yüksek nitelikli iş gücü alanlarında rol model olduğunu düşündüğünü dile getirdi.

Francken, 450'den fazla katılımcının yer alacağı heyette 60 ila 80 savunma sanayisi şirketinin bulunacağını belirterek, "Savunma sektörümüzün önemli bir bölümü, Türk savunma sanayisinden bir şeyler öğrenmeye büyük ilgi duyuyor." dedi.

Türk savunma sanayisinin inovasyon ve güçlü bir savunma kapasitesi oluşturma konularında gerçekten çok ileri seviyede olduğunu yineleyen Francken, "Bu nedenle benim için bir rol model niteliğindeler." diye konuştu.

"Ankara'daki NATO Zirvesi son derece önemli"

NATO içinde daha az gerilim yaşanmasını umduğunu belirten Francken, "Bu, kolay değil. Ben bunu her zaman bir 'evlilik krizi' olarak tanımlıyorum. 80 yıldır birlikteyiz ve son bir yıldır bir evlilik krizi yaşıyoruz. Böyle dönemlerde diyalog kurmak, birbirimizi dinlemek, karşılıklı anlayış göstermek ve bu diyaloğu sürdürmek çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Francken, bu nedenle Ankara’daki zirvenin iyi geçmesini umduğunu dile getirerek, "Zirve, son derece önemli." dedi.

Zirvede savunma sanayisinin kapasitesi, kapasite geliştirme, üretim ve ortak üretim konularının ön plana çıkacağına işaret eden Francken, ABD, Avrupa, Kanada ve Türkiye arasında işbirliği açısından önemli bir toplantı olacağını vurguladı.

Francken, "Umarım Sayın (ABD Başkanı Donald) Trump, iyi bir ruh haliyle gelir ve oradaki herkes olumlu bir hava içinde bulunur." dedi.

"Bölünürsek kaybederiz, birleşirsek ayakta kalırız"

Son dönemde Avrupa ile arasında artan gerilim sonrasında ABD'nin kıtadan güvenlik ve nükleer şemsiyesini çekme olasılığına ilişkin ise Francken, "Ama benim için bu konuşulmasını istemediğim bir senaryo. Biz, bir ittifakız ve NATO, insanlık tarihinin son 80 yılındaki en güçlü ittifaktır. Bu yüzden birlik içinde olmaya devam etmeliyiz. Bölünürsek kaybederiz, birleşirsek ayakta kalırız. Birlik içinde olmalıyız, bölünmüş değil." ifadelerini kullandı.

Francken, bu nedenle “Avrupa, kendi başına nükleer kapasite oluştursun” gibi bir yaklaşımın bulunmadığını, ABD'deki mevcut yönetimin konvansiyonel kapasite açısından Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getirdiğini anımsattı.

Nükleer konuda ABD'nin rol oynamaya ve NATO'nun savunması ile caydırıcılığında temel unsur olmaya devam edeceğini yinelediğini belirten Francken, Avrupa'nın kendi nükleer savunmasını oluşturması yönündeki söylemlerin doğru olmadığına işaret etti.

Francken, "Bazen bu konuda insanlar ve dünya liderleri, özellikle Avrupalı liderler, nükleer kapasite edinmekten sanki bir sandviç almaktan bahseder gibi konuşuyorlar. Bence bu, iyi bir yaklaşım değil. Nükleer konuyu sürekli gündemde tutmak doğru değil çünkü düşmanlarımız bizi sürekli izliyor. Söylediklerimizi, dinlediklerini düşünmemek oldukça naif olur. Bu, en yüksek stratejik seviyedir ve gerçekten çok dikkatle takip edilir. Bu yüzden mesajım şu: Çok konuşmayın, daha çok icraatta bulunun." görüşünü paylaştı.

"Türkiye ile gümrük tarifeleri istemiyorum"

Dış ticaretten de sorumlu Francken, Türkiye ile Belçika arasında ticaret hacmini artırmak için ne tür planlamalar yapıldığına ilişkin, gümrük tarifelerinin kaldırılmasının öneminin altını çizdi.

Francken, bazı ülkelerin tarifeleri araç olarak kullandığının görüldüğünü ancak bu politikayı tercih etmediğini söyleyerek, "Türkiye ile gümrük tarifeleri istemiyorum. Bence iyi bir ortaklığımız var, iyi bir anlaşmamız var. Tarım alanında daha fazla şey yapabiliriz, başka bazı alanlarda da daha fazlasını yapabiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Belçika Ekonomik Misyonu çerçevesinde yaşam bilimleri, biyoteknoloji, sağlık ve savunma gibi birçok odak noktasının bulunduğuna işaret eden Francken, Belçika tarım ve gıda işleme sektörlerinin temsilcilerinin de misyona katılacağını anlattı.

Francken, Belçika'nın bira ve çikolata gibi güçlü ihracat ürünlerinin bulunduğunu belirterek, "Türkiye’nin de ilginç bir iş gücü piyasası var. Çalışkan insanlar ve emek yoğun bir yapıdan oluşuyor. İşçilik maliyetleri, bizim ülkemize göre daha düşük. Bu da birlikte yapabileceğimiz birçok fırsat olduğu anlamına geliyor. Ayrıca çok sayıda yüksek nitelikli genç insan üniversitelerden mezun oluyor, eğitim sisteminizden çok yetkin insanlar çıkıyor."dedi.

Tüm bu bağlamlarda temaslar ve anlaşmalar yapılabileceğini belirten Francken, siyasi görüşmelerin de olumlu şekilde ilerleyeceğini dile getirdi.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: