ÖZEL | Kadıköy'den Moskova'ya: Alexander Djiku'dan samimi açıklamalar! İsmail Kartal'a övgü, Jose Mourinho ve Ali Koç sözleri...
Şu anda Rusya Premier Ligi ekiplerinden Spartak Moskova forması giyen Fenerbahçe’nin eski stoperi Alexander Djiku, FANATİK'e özel açıklamalarda bulundu. 31...
Alexander Djiku, 2023 yılında Strasbourg'dan Fenerbahçe’ye transfer olduğunda çok fazla tanınan bir isim değildi. Ancak özellikle sakin oyun yapısı ve üstün pas kalitesiyle kısa sürede takımın en önemli oyuncularından biri haline geldi. Fenerbahçe formasıyla iki unutulmaz sezon geçiren Ganalı stoper, sarı-lacivertli formayla çıktığı 75 maçın ardından Spartak Moskova’ya transfer oldu ve Rusya'daki yeni hayatına kısa sürede uyum sağlamayı başardı. FANATİK'in Fenerbahçe muhabiri Samet Çayır, İsmail Kartal’ın yeniden göreve dönmesinin ardından Alexander Djiku ile özel bir röportaj gerçekleştirdi.
“Moskova’da kendimi evimde hissediyorum”
Rusya’ya çok hızlı adapte oldun ve Spartak Moskova’nın vazgeçilmez isimlerinden biri oldun. Kendini nasıl hissediyorsun?
“Kendimi gerçekten çok iyi hissediyorum, teşekkür ederim. Moskova'daki yaşama çok hızlı adapte oldum, teknik ekibin güvenini kazandım ve düzenli olarak forma giyiyorum. Bir futbolcunun en çok istediği şey de budur. Spartak, köklü geçmişi ve büyük hedefleri olan dev bir kulüp. Her gün sizi daha iyi bir oyuncu olmaya zorluyor. Uyum süreci kolay değildi. Yeni bir dil, farklı bir iklim ve dışarıdan bakıldığında sanıldığından çok daha fiziksel ve taktiksel açıdan zorlu bir lig vardı.
Haberlerimizi Google'da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Bugün burada gerçekten kendimi evimde hissediyorum. Hedefim çok net. Takıma önemli katkılar sağlamak ve kulübün kupa kazanmasına yardımcı olmak. Şu anda beni en çok üzen konu ise yaşadığım sakatlık. Rusya Kupası finalinde sakatlandım ve bu nedenle Gana Milli Takımı ile Dünya Kupası’nda forma giyemedim. Bir futbolcu için böyle büyük bir organizasyonu kenardan izlemek gerçekten çok acı verici. Buna rağmen gururluyum. Takım arkadaşlarımla ve Gana’yı temsil etmiş olmakla gurur duyuyorum. Onları tüm kalbimle destekliyorum ve her gün daha güçlü dönebilmek için çalışmayı sürdüreceğim."
"Fenerbahçe’den ayrılmak benim için duygusal olarak çok zordu"
"Fenerbahçe’den ayrılık süreciniz nasıl gelişti? Bu karar sizin miydi, kulübün mü?"
"Fenerbahçe'den ayrılmak benim için duygusal açıdan çok zordu çünkü bu kulübe gerçekten çok bağlıydım. Kulüp yeni bir sportif yapılanmaya girince benim rolüm de oldukça hızlı şekilde değişti. Elbette kulüp için elinden geleni vermiş ve Fenerbahçe’ye bu kadar bağlı bir oyuncu olarak bunu kabullenmek zaman aldı.
Ancak futbolun doğası bu ve alınan kararlara tamamen saygı duyuyorum. O süreçte Spartak bana gerçekten güvendiğini hissettirdi ve ben de bu fırsatı değerlendirmeye karar verdim. Bugün hiç kimseye karşı kırgınlık taşımıyorum. Fenerbahçe’de yaşadığım her şey için minnettarım ve bu kulüpten başım dik şekilde ayrılmış olmaktan gurur duyuyorum."
"Liderlik konuşarak değil, her gün gösterilerek kazanılır"
"31 yaşındasın ve Fransa, Türkiye ile Rusya’da oynadın. Soyunma odasında nasıl bir lidersin?"
"Liderlik, 'Ben liderim' demekle olmaz. Her gün bunu davranışlarınızla kanıtlamanız gerekir. Strasbourg'da iki sezon kaptanlık yaptım. Bugün de Gana Millî Takımı’nın ikinci kaptanıyım. Bu sorumluluklar size her zaman kendinizden önce takımı düşünmeyi öğretir. Saha içinde takım arkadaşlarım için örnek olmaya çalışıyorum. Doğru pozisyon almak, savunmayı organize etmek, sürekli iletişim kurmak, arkadaşlarıma rehberlik etmek ve en zor anlarda sakin kalabilmek benim için önemli. Saha dışında ise liderlik; antrenmanlarda örnek olmak, genç oyunculara her zaman destek vermek ve takım zor dönemlerden geçerken istikrarlı bir karakter ortaya koymaktır. Bence gerçek lider, en çok konuşan kişi değildir. Takım arkadaşlarının hem iyi hem de kötü günlerde güvenebildiği kişidir."
"Kadıköy’ü özlüyorum, bunu inkâr edemem"
"Kadıköy'ü özlüyor musun? Fenerbahçe taraftarına bir mesajın var mı?"
"Kadıköy, dünya futbolunda çok özel bir yere sahip. Atmosferi, tutkusu ve maç günlerindeki o inanılmaz gürültüsü… Bunları hayatım boyunca unutmayacağım. Evet, özlüyorum. Aksini söylemem dürüstlük olmaz. Kariyerimin en güzel anlarından bazılarını orada yaşadım ve en unutulmaz gollerimden bazılarını o statta attım. İlk aklıma gelen ise Avrupa’da Rangers’a attığım vole golü. Hayatım boyunca unutmayacağım bir gol.
⚽GOOOLLL! Djiku top inmeden harika vurdu harika! Kadıköy'de şimdi eşitlik var! pic.twitter.com/4HXHWU5Phk
— TRT Spor (@trtspor) March 6, 2025Bu anıları yaşamamı sağlayan taraftarlara da çok şey borçluyum. İlk günden itibaren bana sahip çıktılar ve bana gerçekten değer verildiğini hissettirdiler. Benim bir parçam her zaman Fenerbahçeli olarak kalacak."
"İsmail Kartal bana özgürlük ve güven verdi"
"Muhtemelen kariyerinin en iyi futbolunu İsmail Kartal yönetiminde oynadın. Onu ve aranızdaki ilişkiyi nasıl anlatırsın?"
"İsmail Kartal gerçek bir futbol insanı. Oyuncularıyla nasıl iletişim kuracağını, güçlü bir takım ruhu oluşturmayı ve futbolcularına korkmadan oynayabilecekleri güven ortamını sağlamayı çok iyi biliyor. Onun yönetiminde kendimi güvende hissettim, özgür oynadım ve en iyi futbolumu ortaya koyabildim. Aramızdaki ilişki karşılıklı saygı ve dürüstlük üzerine kuruluydu. Kendisine büyük bir minnettarlık duyuyorum ve yeniden Fenerbahçe’ye dönmüş olmasına gerçekten çok sevindim. Böyle anları fazlasıyla hak eden bir insan."
"99 puan alıp şampiyon olamamak kariyerimin en acı tecrübelerinden biri"
"İsmail Kartal yönetiminde Fenerbahçe sezonu 99 puanla tamamladı ancak Galatasaray şampiyon oldu. O sezonu nasıl anlatırsın?"
"99 puan aldık ama yine de şampiyon olamadık… Bu, kariyerimin en acı deneyimlerinden biri olarak kaldı. O sezon gerçekten olağanüstü bir takımdık. Cesur futbol oynayan, izleyenlere keyif veren ve inanılmaz derecede istikrarlı bir ekip oluşturmuştuk. Başardıklarımızla gurur duyuyorum. Ama aynı zamanda içimde her zaman hikâyemizin yarım kaldığı hissi olacak. Futbol bazen böyledir. Elinizden gelenin fazlasını yaparsınız, tarihi sayılabilecek bir sezon geçirirsiniz ama yine de bu yeterli olmaz. Biz de bunu olgunlukla kabul ettik."
"Jose Mourinho ile çalışmak büyük bir tecrübeydi"
"Daha sonra takımın başına Jose Mourinho geldi. 'Special One' ile ilişkiniz nasıldı?"
"Jose Mourinho ile çalışmak, futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden birinden bir şeyler öğrenmek anlamına geliyor. Bundan kaçış yok. Günlük çalışma temposu, büyük maçlara yaklaşımı ve kazanma kültürü benim için çok değerli bir deneyimdi. Ondan öğrendiğim her şeyi her zaman hatırlayacağım. Onun yeniden Real Madrid’in başına geçmesi beni hiç şaşırtmadı. Dünyanın en büyük kulüplerinin her zaman isteyeceği bir teknik direktör.
Ben de Jose Mourinho ile çalışma fırsatı bulduğum için mutluyum. Futbol tarihinin en büyük teknik adamlarından biri ve onunla çalışmak benim adıma çok değerliydi. Zihniyeti, detaylara verdiği önem ve kazanmaya yönelik kültürü her futbolcunun örnek alabileceği özellikler. Hem kendisine hem de Fenerbahçe'ye başarılar diliyorum.
"En çok özlediğim şey takım ruhumuz"
"Fenerbahçe’de birlikte oynamaktan en çok keyif aldığın takım arkadaşınız kimdi? En yakın olduğunuz isimler kimlerdi?"
"Tek bir isim söylemek imkânsız çünkü soyunma odamız harika karakterlerle doluydu. Futbol açısından bakarsam Dušan Tadić, Edin Džeko, Leonardo Bonucci, Fred ve Milan Škriniar gibi oyuncularla oynamaktan gerçekten büyük keyif aldım. Onlar tüm takımın seviyesini yukarı çeken futbolculardı.
Kişisel olarak ise Allan Saint-Maximin, Bright Osayi-Samuel, Youssef En-Nesyri, Jayden Oosterwolde, Michy Batshuayi ve Sebastian Szymański ile çok yakın arkadaş oldum. Ayrıca Türkiye’ye uyum sağlamamda bana büyük destek olan Türk oyuncuları da asla unutamam: Mert Hakan Yandaş, İsmail Yüksek, İrfan Can Kahveci ve Ferdi Kadıoğlu. Ama tamamen dürüst olmam gerekirse, en çok özlediğim şey tek tek oyuncular değil; birlikte oluşturduğumuz ekip ruhu ve arkadaşlık ortamı"
"Kadıköy’deki derbilerin atmosferi unutulmaz"
Fenerbahçe kariyerinden, maçlardan ya da antrenmanlardan unutamadığın özel bir anın var mı?
"Aslında aklımda kalan şey attığım gollerden çok atmosfer. Bir İstanbul derbisinde Kadıköy’de sahaya çıkıp bütün stadın ayaklarınızın altında titrediğini hissetmek… Bu duyguyu hayatınız boyunca unutamazsınız. Avrupa’da da unutulmaz geceler yaşadık. Ama tek bir an seçmem gerekirse Kadıköy’deki o büyük maç akşamlarını söylerim. Bunlar insanın ömür boyu unutamayacağı anlar."
"Ali Koç, dürüst bir insan ve Fenerbahçe'yi önemseyen bir lider"
"Ali Koç, geçen Eylül ayında yapılan başkanlık seçimlerini kaybetti. Onunla ilişkiniz nasıldı ve onu nasıl tanımlarsın?"
"Ali Koç, beni Fenerbahçe’ye getiren başkandı ve bu nedenle ona her zaman büyük bir saygı ve minnettarlık duyacağım. O, kulübünü içtenlikle seven tutkulu bir adam. Kulüp hayatının siyasi yönüne gelince... Seçimler ve iç meseleler. Bu konuda yorum yapmanın bana düşmediğini düşünüyorum. Benim Ali Koç ile ilgili hatırlayacağım şey, tanıdığım dürüst insan ve Fenerbahçe’yi derinden önemseyen bir lider olacak."
"İsmail Kartal ile Fenerbahçe’nin yeniden büyük günlere döneceğine inanıyorum"
"Fenerbahçe 12 yıldır Süper Lig şampiyonu olamıyor. Sence sorun ne ve neler değişmeli?"
"Açıkçası artık kulüpte olmayan biri olarak dışarıdan teşhis koymanın bana düşeceğini düşünmüyorum. Bunu yapmak kolay olurdu ama adil olmazdı. Bildiğim tek şey şu: Fenerbahçe’nin başarılı olmak için ihtiyacı olan her şeye sahip. İnanılmaz bir taraftar kitlesi, büyük bir tarih, üst düzey tesisler ve hiç bitmeyen bir kazanma arzusu var. İsmail Kartal gibi bir isim yeniden takımın başındayken o güzel günlerin geri döneceğine gerçekten inanıyorum. Bir Fenerbahçe taraftarı olarak bunu tüm kalbimle görmek istiyorum."
"Fenerbahçe maçlarını hâlâ izliyorum"
"Süper Lig’i ve Fenerbahçe’yi takip ediyor musunuz? Maçlarını izliyor musunuz?"
"Kesinlikle. Türk futbolunu ve özellikle de Fenerbahçe’yi takip etmeye devam ediyorum. Böyle büyük bir kulüpte iki yıl geçirdikten sonra duygusal bağınızı koparmanız mümkün değil. Fırsat buldukça maçlarını izliyorum ve kazandıklarında gerçekten mutlu oluyorum. Benim bir parçam her zaman Fenerbahçeli olarak kalacak."
"İstanbul her zaman hayatımın bir parçası olacak"
"İstanbul’u özlüyor musun? Tatile ya da arkadaşlarını görmek için yeniden gelmeyi düşünüyor musun?"
"İstanbul dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Orada birbirinden güzel anılar biriktirdim ve hâlâ hayatımda çok önemli yere sahip arkadaşlarım var. Aslında İstanbul’dan hiçbir zaman tamamen uzak kalmadım. Gana Millî Takımı ile seyahat ederken ya da Fransa’ya gidip gelirken sık sık İstanbul’dan geçiyorum. Hatta geçtiğimiz mayıs ayında da birkaç günlüğüne oradaydım. Evet, İstanbul’u kesinlikle özlüyorum ve her zaman geri dönmekten mutluluk duyarım. O şehir hayat hikâyemin daima bir parçası olacak."
"Türkiye’nin kalbimde her zaman özel bir yeri olacak"
"Spartak Moskova sonrasını düşünmeye başladın mı? Bir gün seni yeniden Süper Lig’de görebilir miyiz?"
"Şu anda bütün odağım Spartak Moskova'da ve sözleşmemi en iyi şekilde yerine getirmekte. Başka hiçbir şeyi düşünmüyorum. Futbol kariyeri uzun bir yolculuk ve futbol dünyası aslında çok küçük. Ben hiçbir zaman kapıları kapatan biri olmadım ama gelecekle ilgili tahminlerde bulunmayı da sevmiyorum. Kesin olan tek şey, Türkiye’nin kalbimde her zaman çok özel bir yere sahip olacağı. Geri kalanını ise zaman gösterecek. Şu an bütün düşüncem Moskova."
"İsmail Kartal’ı tebrik ettim ama bunun transfer söylentisine dönüşmesini istemem"
"İsmail Kartal yeniden Fenerbahçe’nin başına geçti. Kendisini arayıp ya da mesaj atarak tebrik ettin mi?"
“Kendisine büyük saygı duyuyorum. Bu yüzden onu tebrik etmek benim için son derece doğal bir davranıştı. Eğer mesajımı henüz görmediyse mutlaka görecektir çünkü bunu fazlasıyla hak ediyor. Ama bir konunun da altını çizmek istiyorum.
Hayranlık duyduğu teknik direktörünü tebrik eden bir futbolcu ile hocası arasındaki saygı çerçevesindeki iletişim, sadece bundan ibaret olmalı. Bu basit nezaket jestinin transfer söylentilerine dönüştürülmesini istemem. Ben sadece onun adına mutluyum. Ve Fenerbahçe adına da mutluyum."