Trump'ın hedefindeki ülke krizdeki Küba mı?
Ülke genelinde 24 saat süren elektrik kesintisinin ertesi günü açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, Küba'da değişimin "an meselesi" olduğunu belirterek adanın yönetiminin gündemlerinde yer aldığını ifade etti.
Miami'de Inter Miami futbol takımı oyuncularıyla bir araya gelen Trump, kulüp sahibi Jorge Mas'a hitaben Küba yetkililerinin bir anlaşma yapmayı çok istediğini ve yakında kutlama yapacaklarını söyledi.
CNN'e verdiği mülakatta Küba'nın yakında düşeceğini öne süren Trump, ada liderliğinin müzakere yürüttüğünü ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'yu süreci takip etmesi için görevlendireceğini dile getirdi. Mevcut önceliğin İran olduğunu kaydeden Trump, 50 yılın ardından Küba'nın da hazır olduğunu sözlerine ekledi.
Venezuela sonrası artan yakıt krizi
Trump yönetiminin bölgedeki baskı politikası, 3 Ocak'ta Venezuela'da yaşanan iktidar değişikliğinin ardından Küba'nın ana petrol kaynağını kaybetmesiyle derinleşti.
ABD'nin baskıları nedeniyle Meksika dahil diğer enerji ortaklarının bu boşluğu dolduramaması, adada ciddi bir yakıt krizine yol açtı.
Ülke genelinde hissedilen kriz nedeniyle çöp kamyonlarının çalışamadığı, sokaklarda çöp yığınlarının biriktiği ve halkın halk sağlığı endişesiyle bu yığınları ateşe verdiği görülüyor.
Başkent Havana'nın varlıklı bölgelerinde dahi kesintiler sırasında odun ateşiyle yemek pişirildiği bildiriliyor.
Elektrik şebekesi çökme noktasında
Sovyet döneminden kalma elektrik şebekesinin ham petrol eksikliği nedeniyle yeterli üretimi yapamaması, jeneratörlerin de yakıtsız kalmasıyla sonuçlanıyor. Güneş paneli gibi alternatif enerji kaynaklarının kısıtlı olduğu adada, halkın büyük çoğunluğu çöken şebekeye bağımlı kalmaya devam ediyor.
Trump ve Rubio'nun açıklamaları, Küba üzerindeki baskının müzakere masasında eli zayıflatmak amacıyla sürdürüleceğine işaret ediyor. Eleştirmenler ise bu stratejinin yönetimden ziyade sivil halkı olumsuz etkilediğini ve bir iç ayaklanmayı tetiklemeyi amaçladığını savunuyor.
Gizli müzakere iddiaları
Küba hükümeti, Trump yönetimiyle üst düzey görüşmeler yapıldığına dair iddiaları doğrulamadı. Ancak müzakerelerde Havana adına temas kişisinin, Raúl Castro'nun torunu Raúl Guillermo Rodríguez Castro olduğu ileri sürülüyor.
Hükümet, krizin etkilerini hafifletmek için özel sektöre kendi yakıtlarını ithal etme izni verse de, bu adımın ülke genelindeki ihtiyacı karşılamada yetersiz kalacağı belirtiliyor.
Ekonominin lokomotifi olan turizm sektörü de uçakların yakıt ikmali yapamaması nedeniyle darbe alırken, Air France Küba uçuşlarını askıya alan son hava yolu şirketi oldu.