Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, TRT Haber'de
TRT Haber özel röportajına konuk olan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gündeme ilişkin soruları yanıtlıyor.
Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü vesilesiyle şehitleri anarak sözlerine başlayan Yumaklı, Türkiye'nin jeopolitik konumuna, tarımsal üretimdeki gücüne ve gıda arz güvenliği için alınan önlemlere dikkati çekti.
Çanakkale Zaferi’nin mirasına sahip çıkacaklarını belirten Bakan Yumaklı, Türkiye'nin zorlu bir coğrafyada istikrarını koruduğunu ifade etti.
"Türkiye bir barış adası konumunda"
Yumaklı, "Üç tarafı denizlerle çevrili ancak beş tarafı krizler, savaşlar ve çatışmalarla dolu bir ülkede yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın öngörüsü ve üst düzey liderliğiyle ülkemiz, bu ateş çemberi içerisinde bir barış adası olmuştur. Çanakkale'deki mücadele ruhuyla, bize emanet edilen bu vatanı daha ileriye taşımak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz." dedi.
Küresel ölçekte yaşanan iklim değişikliği ve pandemi sonrası oluşan "yeni normal" düzeninde gıda sektörünün stratejik öneminin arttığını belirten Yumaklı, Türkiye’nin üretim altyapısının her türlü teste karşı dirençli olduğunu söyledi.
Bakan Yumaklı, şöyle devam etti;
Türkiye gibi altyapısı son derece güçlü, özellikle son 23 yılda üretim açısından hakikaten bütün krizlere de test edilmiş ve dirençli bir hale gelmiş bir sektörden bahsediyoruz. Türkiye'nin hakikaten üretim altyapısı son derece güçlü. Şöyle söyleyeyim; 2002 yılından itibaren başta Tarım Kanunu olmak üzere birçok yenilikler, değişiklikler, düzenlemeler, üreticilere verilen destekler; bu en son, son 3 yılı eğer alacak olursak işte üretim planlaması, sözleşmeli üretim ve benzerleri bu dirençli yapıyı daha da dirençli hale getirmiş durumda.
"Gerekli tedbirleri, önlemleri aldık"
Savaş aslında riski, hatırlarsanız geçtiğimiz yılın haziran ayında 12 gün savaşıyla ilk kez bizim gündemimize bu kadar yakın girdi. Bu aşamadan itibaren bizler de risklerimizi tabii ki sektör olarak bir baştan aşağı inceledik. Acaba hangi konularda benzer bir durum olduğunda neler olabilir diye. Dolayısıyla öncelikle bu bölgenin özellikle tarımsal girdi açısından son derece önemli olması sebebiyle bu girdilerin, gübre başta olmak üzere, etkilenmesi durumunda neler yaparız; eylül ayından itibaren de bütün ekip arkadaşlarım hem de ekim döneminin ya da tarımsal üretim döneminin başlangıcı olması hasebiyle bunların gerekli tedbirlerini, önlemlerini aldık.
Maalesef ki ülkemizde böyle bir, dezenformasyon konusu, o 'organize kötülük' diyeceğim ben ona, hiçbir şeye bakmadan insanlarımızı endişeye sevk edecek bir süreci başlatmaktan çekinmiyorlar. Tabii biz hemen açıklamamızı yaptık bu başlangıcında savaşın. Türkiye'de tarımsal girdiler açısından, gübre açısından, gübre stoğu açısından herhangi bir sorun yok dedik. Bunu neden söylüyoruz; hakikaten gübre stoklarını takip ediyoruz, kullanımları takip ediyoruz, sahaya sevkiyatları takip ediyoruz. Bunun yanı sıra başka önlemler de aldık Ticaret Bakanlığımızla birlikte. Öncelikle farklı yerlerden ürün tedarikine istinaden, biz gümrük vergisi olan ülkeler vardı, o ülkelerin gümrük vergisi oranlarını sıfırladık. Bu arzı artırmak yönünde tedbirlerdi, yani mevcudu daha da sağlamlaştırmak adına.
Ayrıntılar gelecek...